KİMYASAL RİSK ETMENLERİ

 

GEÇMİŞ SORULARDAN ÖZETLER

  • Karbon Dioksit (CO2): Yanmaz ve basit boğucu bir gazdır. Zehirli bir gaz değildir.
  • Karbon Monoksit (CO): Patlayıcı, kanın oksijen taşıma kapasitesini bloke ederek zehirliyor ve boğucu etki gösteriyor.
  • Amonyak tahriş edici bir gazdır.
  • Metan (CH4) : Hidrokarbon, yanıcı ve patlayıcı, doğal gaz içinde bulunan en yüksek konsantrasyondaki gaz. Metan havadaki oksijen konsantrasyonunu düşürerek basit boğucu özellik oluşturur.
  • Karbon monoksit, hidrojen Sülfür (H2S) ve hidrojen siyanür(HCN) kimyasal olarak insan vücudunda etkileşime geçerek boğucu özellik oluşturur.
  • Azot N2 ( Nitrojen) : En önemli inert gazlardan biri. Basit boğucu. Havada %79 oranında bulunuyor. Oksijeni ortamdan uzaklaştırmakta kullanılıyor, bu sebeple boğucu ortam oluşturabiliyor. Özellikle kapalı yerlere giriş prosedürü iyi uygulanmadığı için azottan ölümler çok.
  • Kurşun : İnsan vücuduna solunum ve sindirim yolu ile girer.
  • Kurşun ve bileşikleri ile yapılan çalışmalarda havadaki kurşun miktarı max.  0,15 mg/m3 olacaktır.  İşçi başına hava miktarı 15 m3 olacak ve 3 ayda bir sağlık kontrolü  yapılacaktır. Kurşunun eşik sınır değeri (ESD) 40 mikro gram Pb/100 ml kan ve ortam için 0,075 mg/m3 tür. Bağlayıcı biyolojik sınır değeri 70 mikro gram Pb/100 ml kan ve ortamdaki zaman ağırlıklı ortalama konsantrasyon TLV/TWA değeri için 0,15 mg/m3 belirlenmiştir.
  • Karbondioksitin MAK değeri (müsaade edilen azami konsantrasyon değeri) 5000 PPM dir.
  • Asbest : Son derece kanserojen bir maddedir.
  • Asbest 01.01.2005 tarihi itibariyle AB ülkelerinde kullanımı yasaklanmıştır.
  • Amhibol grubu asbestlerin kullanımı  01.01.1996 tarihinden itibaren ülkemizde yasaklanmıştır.
  • Havadaki asbestin ölçülmesinde, uzunluğu 5 mikrondan daha büyük, eni 3 mikrondan daha küçük ve boyu eninin 3 katından büyük olan lifler hesaba katılacaktır.
  • Sıvı civa oda sıcaklığında buharlaşır ve zehirleyicidir.
  • Civa ile çalışmalarda periyodik sağlık kontrolu 3 ayda bir yapılır ve ortamdaki zaman ağırlıklı ortalama konsantrasyon TLV/TWA değeri 0,075 mg/m3 tür.
  • Benzen’in mesleki maruziyet sınır değeri 3.25 mg/m3 tür.
  • Asetilen gazı % 2.5 ile %80 arasında hava ile karışımı patlayıcı konsantrasyon oluşturur. 2.5 atmosferin üzerindeki basınçlarda sıkıştırılırsa oksijen olmadan da patlayabilir. Bu sebeple Asetilen tüpleri her zaman ısı kaynaklarından uzak tutulmalıdır.
  • Asetilen kararsız bir gaz olduğu için sarı renkli tüpler içerisinde poröz yapıda tutucu çamur madde ve aseton ile doyurulmuş olarak tutulur. Başka bir deyişle asetilen gazı tüp içerisinde saf gaz halinde değil, sıvı ortamda doymuş halde bulunur.
  • İşveren, işyerinde tehlikeli kimyasal madde bulunup bulunmadığını tespit etmek ve tehlikeli kimyasal madde bulunması halinde, işçilerin sağlık ve güvenliği yönünden olumsuz etkilerini belirlemek üzere, risk değerlendirmesi yapmakla yükümlüdür. Bu risk değerlendirmesi 5 yılda bir yenilenmelidir.
  • Kimyasallar orijinal kaplarından başka kaplara alındığında kapların çok temiz olduğundan emin olunmalı, konulan kabın cinsi ve hangi malzemeden yapıldığı dikkate alınmalı, orijinal kap özelliklerine yakın olmalı ve mutlaka etiketlenmelidir.
  • Yoğunluk, kimyasal etkinlik ve alkolde çözünürlük gibi özellikler kimyasalların tehlikeli olarak değerlendirilmediği özelliklerdir.
  • Kimyasalların tehlikeleri ile ilgili sembolleri öğren.
  •  Normal çalışmalarda olduğu gibi kimyasallarla çalışmalarda da bir iş ve çalışma izin sistemi olmalı, iş izinleri yetkili kişilerce onaylanıp yürürlüğe konulmalı, çalışma izinleri belli bir süre için verilmeli, süre bitiminde uzatma gerekiyorsa yine yetkili kişiler tarafından onaylanmalıdır.
  • İş yeri havasında var olup günde 8 saat veya haftada 40 saat çalışma süresi içinde maruz kalındığında tüm işçilerin sağlığına zarar vermediği kabul edilen değer eşik (ESD) sınır değeridir.
  • MSDS ( Material Safety Data Sheet) türkçe karşılığı Malzeme Güvenlik Bilgi Formu.
  • Etiketler ve MSDS formları üzerindeki R harfi kimyasala ait risk durumlarını , S harfi ise (safety) güvenlik bilgilerini ifade etmektedir.
  • Silis, asbest, kurşun, demir, bakır, çinko, kükürt, karbon (kömür) tozları inorganik, pamuk tozları organik tozlardandır. Organik tozlar daha çok bitkisel ve hayvansal maddeler ile bazı sentetik maddelerin oluşturduğu tozlardır.
  • Fibrojenik tozlar, ufalansa dahi lifli yapısını muhafaza eden solunduğunda akciğerlerde fibrojenik yapı denilen şişlikler oluşturan silis, asbest, talk, magnezyum tozları gibi tozlardır. Silikozis, talkoz, aliminoz adı ile anılan hastalıklara yol açar.
  • İşyerlerinde tozlardan meydana gelen sağlıksız ortamın bertaraf edilmesi için en uygun yöntem yeterli bir havalandırma sisteminin kurulmuş olmasıdır.
  • Tozların sağlık için risk oluşturanları 60 mikron altında olanlardır. Bunların büyük bir kısmı üst solunum yollarında tutulmaktadır. Sağlık için en zararlı olanları ve toza bağlı meslek hastalıklarına yol açanları 0.5 mikron ile 5 mikron arasında olanlardır.
  • Bazı durumlarda örneğin tahıl silolarında, un değirmenlerinde tozlar patlayabilir.
  • Kimyasal maddelerle çalışmalarda sağlık ve güvenlik önlemleri hakkında yönetmelik hükümlerine göre ikame yöntemi şu şekilde tanımlanmaktadır : tehlikeli kimyasal madde yerine işçilerin sağlık ve güvenliği yönünden tehlikesiz veya daha az tehlikeli olan kimyasal madde veya işlem kullanılması.
  • İşveren işçilerin maruz kaldığı havadaki asbest konsantrasyonunun, sekiz saatlik zaman ağırlıklı ortalama (TWA) değerinin 0,1 lif/cm3’ü geçmemesini sağlayacaktır.
  • Havadan ağır olan gazların bulunabileceği ortamlarda havalandırma menfezlerinin zemine yakın duvarlarda yapılması gerekir.
  • Slikozis kristalize olmuş silika tozlarının neden olduğu bir hastalıktır. Tedavisi mümkün değildir. Sadece yaşam ömrü kişiden kişiye az değişkenlik göstererek artırılabilir. Silikozisteki opasiteler yuvarlak opasitelerdir.
  • Antrakozis hastalığı kömür madenciliğinde görülen bir meslek hastalığıdır.
  • BİSSİNOZİS (Pamuk pnömokonyozu)  pamuk ile çalışan işçilerde 5-10 yıl içinde görülür,  önceleri Pazartesi günleri hastalığı şeklinde, ikinci aşamada haftanın diğer günlerinde de rahatsızlıklar görülür.
  • Parlama noktası 0 -21 derece arasında olan sıvı maddeler kolay alevlenir maddeler kapsamına girer.
  • Nitrik asit, sülfirik asit ve hidroklorik asit Par. Pat Tehlikeli ve Zararlı maddeler tüzüğüne göre sıcak ve soğuk korozif maddeler sınıfına girer.
  • Asit üzerine kesinlikle su dökülmemelidir.
  • Kimyasal depolardan sevkiyat yapılırken önce gelen önce gider kuralı uygulanır ve bu sayede kimyasalların raf ömürlerinin çoğunluğunun tüketicide geçmiş olması sağlanır.
  • Depolarda yol mesafeleri ; ana yollar 6 m, tali yollar 2 m, ara yollar 1 m.
  •  Kanserojen ve mutajen maddelerle çalışmalarda kayıtlar maruziyetin sona ermesinden sonra en az 40 yıl süre ile saklanmalıdır.
  • Berilyum ve kadmiyum bileşiklerinin kansere neden oldukları anlaşılmıştır.

 

TEORİK BİLGİLERDEN ÖZETLER

  • Kimyasalların sınıflandırılmasında en yaygın kriterlerden biri de, öldürücü doz (LD50- Lethal Dose) ve öldürücü konsantrasyonun (LC50- Lethal Concentration) esas alınmasıdır.
  • (MAK DEĞER :  Müsaade edilen Azami Konsantrasyon:
    Kapalı işyeri havasında bulunmasına müsaade edilen ve orada 8 saat çalışacak olanların sağlıklarını bozmayacak olan azami miktar. İngilizcesi MAC :  Maximum Allowable Concentration)
  •  (TLV, İngilizce terim Treshold Limit Value : Eşik Sınır Değeri (ESD) olarak çeviriliyor : Kimyasallar için işyeri ortam havasında bulunmasına izin verilen, bütün işçiler için uzun süreli ve tekrar eden maruziyetler sonucunda ters etki göstermediğine inanılan değerlerdir.

1) TLV-TWA (Eşik Sınır Değer Zaman Ağırlıklı Ortalama / Threshold Limit Value Time Weighed Avarage)

Günde 8, haftada 40 saat çalışma süresince uzun süreli ve tekrar edilebilen maruziyetlerde çalışanların sağlığını bozmayacak zaman ağırlıklı ortalama konsantrasyondur.

2) TLV-STEL (Eşik Sınır Değer – Kısa Süreli Maruziyet Sınırı / Threshold Limit Value_Short Term Exposure Limit)

Bir çalışma gününün herhangi bir anında aşılmaması gereken 15 dakikalık zaman ağırlıklı ortalama maruziyet sınırıdır. Maruziyetler 15 dakikadan uzun olmamalı ve bir günde 4 defadan fazla tekrarlanmamalıdır. Ard arda gelen maruziyetler arasındaki süre en az 60 dakika olmalıdır.

3) TLV-Ceiling (Eşik Sınır Değer – Tavan Değer/Threshold Limit Value / Ceiling)

Bir çalışma gününün herhangi bir (anında) kısmında aşılmaması gereken değerdir.

  • EC Numarası: Maddenin yapısal özelliğine göre Avrupa Komisyonunca verilmiş olan numara,
  • EINECS: 18 Eylül 1981 tarihi itibariyle Avrupa Topluluğu pazarında yer alan bütün maddelerin tanımlayıcı listesi, Mevcut Ticari Kimyasal Maddeler Avrupa Envanteri,
  • ELINCS: 18 Eylül 1981′den sonra Avrupa Topluluğu Piyasasına arz edilen ve Avrupa Komisyonuna bildirimi yapılması suretiyle bir ELINCS numarası tahsis edilen bütün yeni maddeleri, Avrupa Bildirimi Yapılmış Kimyasal Maddeler Listesi
  • CAS : Kimyasal maddenin servis kayıt numarası.
  • Dünyada 5 ile 7 milyon kimyasal madde bulunmakta ve 400 milyon ton kimyasal üretilmektedir. Bunlardan 8000 ile 10 000 türü tehlikeli 150- 200 kadarı da kanserojendir. Her yılda 1200 yeni kimyasal üretilmekte ve piyasaya bir şekilde arz edilmektedir.

 

  • İLO’nun sınıflandırması;

 

Parlayıcı                    Patlayıcı                    Oksitleyici                 Reaktif

Zehirli                        Tahriş edici              Aşındırıcı                   Hassasiyet oluşturucu

Kanserojen olan        Üremeyi etkileyen    Mutajenik etkileri olan kimyasallar yer almaktadır.

Çevreye zarar verenler, sıkıştırılmış gazlar, radyoaktif maddeler, enfeksiyona neden olanlar ve diğerleri için bir düzenleme yoktur.

 

  • Kimyasalın insanlarda kanserojen olduğuna dair kanıt var ise; KANSEROJEN

Deney hayvanları için yeterli kanıt var, insanlar için sınırlı ise; MUHTEMEL KANSEROJEN, gibi sınıflandırma yapılmaktadır.

İnsanlar için sınırlı kanıt var, ancak hayvanlar için kanıt yok ise; kanserojen olabilir.

 

  • TEHLİKELİ KİMYASAL MADDE :

a) Patlayıcı, oksitleyici, çok kolay alevlenir, kolay alevlenir, alevlenir, toksik, çok toksik, zararlı, aşındırıcı, tahriş edici, alerjik, kanserojen, mutajen, üreme için toksik ve çevre için tehlikeli özelliklerden bir veya birkaçına sahip maddeler,

b) Yukarıda sözü edilen sınıflamalara girmemekle beraber kimyasal, fiziko-kimyasal veya toksikolojik özellikleri ve kullanılma veya işyerinde bulundurulma şekli nedeni ile işçilerin sağlık ve güvenliği yönünden risk oluşturabilecek maddeler,

c) Mesleki maruziyet sınır değeri belirlenmiş maddelerdir.

  • PATLAYICI MADDE (E) : Atmosferik oksijen olmadan da ani gaz yayılımı ile ekzotermik reaksiyon verebilen ve/veya kısmen kapatıldığında ısınma ile kendiliğinden patlayan veya belirlenmiş test koşullarında patlayan, çabucak parlayan katı, sıvı, macunumsu, jelatinimsi haldeki maddelerdir.

 

  • OKSİTLEYİCİ MADDE (O): Özellikle yanıcı maddelerle olmak üzere diğer maddeler ile de temasında önemli ölçüde ekzotermik reaksiyona neden olan maddelerdir.

 

  • ÇOK KOLAY ALEVLENİR MADDE (F+): 0 °C’den düşük parlama noktası ve 35 °C’den düşük kaynama noktasına sahip sıvı haldeki maddeler ile oda sıcaklığında ve basıncı altında hava ile temasında yanabilen, gaz haldeki maddelerdir.
  • KOLAY ALEVLENİR MADDE (F) :

a) Enerji uygulaması olmadan, ortam sıcaklığında hava ile temasında ısınabilen ve sonuç olarak alevlenen,

b) Ateş kaynağı ile kısa süreli temasta kendiliğinden yanabilen ve ateş kaynağının uzaklaştırılmasından sonra da yanmaya devam eden katı haldeki,

c) Parlama noktası 21 0C ‘nin altında olan sıvı haldeki,

d) Su veya nemli hava ile temasında, tehlikeli miktarda, çok kolay alevlenir gaz yayan maddelerdir.

 

ALEVLENİR MADDE (F) : Parlama noktası 21 0C – 55 0C arasında olan sıvı haldeki maddelerdir.

ÇOK TOKSİK MADDE (T+): Çok az miktarlarda solunduğunda, ağız yoluyla alındığında, deri yoluyla emildiğinde insan sağlığı üzerinde akut veya kronik hasarlara veya ölüme neden olan maddelerdir.

TOKSİK MADDE (T): Az miktarlarda solunduğunda, ağız yoluyla alındığında, deri yoluyla emildiğinde insan sağlığı üzerinde akut veya kronik hasarlara veya ölüme neden olan maddelerdir.

ZARARLI MADDE (Xn): Solunduğunda, ağız yoluyla alındığında, deri yoluyla emildiğinde insan sağlığı üzerinde akut veya kronik hasarlara veya ölüme neden olan maddelerdir.

AŞINDIRICI MADDE (C): Canlı doku ile temasında, dokunun tahribatına neden olabilen maddelerdir.

TAHRİŞ EDİCİ MADDE (Xi): Mukoza veya cilt ile direkt olarak ani, uzun süreli veya tekrarlanan temasında lokal eritem, eskar veya ödem oluşumuna neden olabilen, aşındırıcı olarak sınıflandırılmayan maddelerdir.

ALLERJİK MADDE : Solunduğunda, cilde nüfuz ettiğinde aşırı derecede hassasiyet meydana getirme özelliği olan ve daha sonra maruz kalınması durumunda karakteristik olumsuz etkilerin ortaya çıkmasına neden olan maddelerdir.

KANSEROJEN MADDE : Solunduğunda, ağız yoluyla alındığında, deriye nüfuz ettiğinde kanser oluşumuna neden olan veya kanser oluşumunu hızlandıran maddelerdir.

Kategori 1 (T) İnsan için Kanserojen Olduğu bilinen Maddeler.

Kategori 2 (T) İnsan için Kanserojen Sayılabilen Maddeler

Kategori 3 (Xn) İnsanda Kanserojenik Etki Potansiyeli Olan Fakat Verilerin Yetersiz Olduğu Maddeler

MUTAJEN MADDE : Solunduğunda, ağız yoluyla alındığında, deriye nüfuz ettiğinde kalıtımsal genetik hasarlara yol açabilen veya bu etkinin oluşumunu hızlandıran maddelerdir.

Kategori 1 (T) İnsan için Mutajen Olduğu bilinen Maddeler.

Kategori 2 (T) İnsan için Mutajen Sayılabilen Maddeler

Kategori 3 (Xn) İnsanda Mutajen Etki Potansiyeli Olan Fakat VerilerinYetersiz Olduğu Maddeler

ÜREME İÇİN TOKSİK MADDE : Solunduğunda, ağız yoluyla alındığında, deriye nüfuz ettiğinde erkek ve dişilerin üreme fonksiyon ve kapasitelerini azaltan ve/veya doğacak çocuğu etkileyecek kalıtımsal olmayan olumsuz etkileri meydana getiren veya olumsuz etkilerin oluşumunu hızlandıran maddelerdir.

Kategori 1 (T) İnsanda Üreme yeteneğini bozduğu Maddeler.

Kategori 2 (T) İnsanın üreme yeteneğini bozbileceği muhtemel Sayılabilen Maddeler

Kategori 3 (Xn) İnsanda üremeyi etkileyen maddeler

ÇEVRE İÇİN TEHLİKELİ MADDE : Çevre ortamına girdiğinde çevrenin bir veya birkaç unsuru için hemen veya sonradan kısa veya uzun süreli tehlikeler gösteren maddelerdir.

Kurşun ve bileşikleri ile yapılan çalışmalarda, (Kurşun; Mak. 0,15 mg/m3 İşçi başına hava miktarı 15 m3, sağlık kontrolü 3 ayda bir yapılacaktır. ) (Yönetmelikte ölçüm değerleri detaylandırılmış bağlayıcılık sınır değer 70 mg Pb/100 ml kan ve ortam için 0,15 mg/m3 belirlenmiştir. Eşik sınır değer (ESD) 40 mg Pb/100 ml kan ve ortam için 0,075 mg/m3 tür. )

 

Civa cevherinin elde edilmesi ile ilgili çalışmalar, (0,075 mg/m3, sağlık kontrolü 3 ay)

Arsenikle yapılan çalışmalarda, (0,5 mg/m3, sağlık kontrolü 6 ay)

Ensektisit olarak kullanılan organik fosforun üretiminde, (sağlık kontrolü 6 ay)

Benzen ve benzen bileşikleri ile yapılan çalışmalarda, (içinde bulunduğu kullanılan kimyasalın %1 inden fazla olmayacak, 20 ppm, karaciğer hastalığı olanlar işe alınmayacak)

BİSSİNOZ (Pamuk pnömokonyozu)

Bissinoz pamuk ile çalışan işçilerin %30-40 ında (çok hafif şekilleri de dahil olmak üzere) görülebileceği bildirilmektedir.

5-10 yıl içinde görülür. Önceleri Pazartesi günleri hastalığı şeklinde, ikinci aşamada haftanın diğer günlerinde de rahatsızlıklar görülür. Üçüncü aşamada (20-30 yıl içinde)bronşit ve astmatik bir tablo yerleşir.

 

  • İNORGANİK TOZLAR;

Kurşun, demir, bakır, çinko gibi metal ve kükürt, karbon (kömür) gibi ametallerin ve bunların bileşiklerinden oluşan tozlardır.

a)Metalik tozlar (demir, bakır, çinko tozu vb.)

b)Metalik olmayan tozlar (kükürt, kömür tozu)

c) Kimyasal bileşiklerin tozları (çinko oksit, manganez oksit gibi).

d) Doğal bileşiklerin tozları (mineraller, killer, maden cevherleri v.s.)

Asbest

Asbest, başta asbestli çimento (%84), Yer döşemesi (%0.5), Sürtünme elemanları (%12), Conta, salmastra (%2,2), Tekstil olmak üzere çeşitli sektörlerde kullanılmaktadır. çeşitli mineral silikatların jeolojik yapı süreci içinde, yüksek basınç ve sıcaklık altında oluşturduğu kristalize bir grup minerale verilen isimdir. Kimyasal yapısı çeşitlerine göre değişik olmakla birlikte genel olarak, Sİ02, MGO, A1203,Fe2Q3, FeO, CaO-Cr203, ve H2O’dan meydana gelmektedir. 3.000′ den fazla kullanım alanı olan asbestten, özellikle gemi, uçak, otomobil sanayiinde, makine konstriksiyonlarda yağlayıcı madde ve sızdırmazlık elemanı olarak, inşaat sektöründe, ısı ve ses izolasyonunda yaygın olarak yararlanılmıştır. Asbest son derece kanserojen bir maddedir. Solunum ya da içme suyu yoluyla vücuda girdiğinde başta kanser olmak üzere çeşitli hastalıklara yol açar. Uzmanlar cilde nüfuz etmesinin de mümkün olduğunu düşünmektedirler. Asbestin neden olduğu hastalıkların bazıları, akciğer zarları arasında sıvı toplanması, kireçlenme, akciğer zarı kalınlaşması ve akciğer dokusunda bağ dokusu oluşumu gibi selim hastalıklardır. Ayrıca ciltte yaralara neden olabilir.

  • Asbeste bağlı oluşan hastalıklar

Asbestosis – İlk olarak tersane işlerinde çalışanlarda tespit edilen asbestoz, asbest liflerini çözmeye çalışan vücut tarafından üretılen asidin akciğer zarında olusturduğu yaralardır. Bu hastalığın kendini göstermesi 10-20 yılı bulmaktadır.

Mezotolyoma -Asbestin yol açtığı en önemli hastalık akciğer zarı ve karın zarı kanseri, yani mezotolyomadır. Batı ülkelerinde yılda her bir milyon kişinin 1-2′sinde saptanan mezotelyoma, ülkemizde yılda en az 500 kişide görülmektedir. Mezotelyomaya ait en sık rastlanan yakınmalar, ağrı ve ilerleyici nefes darlığıdır. Akciğer röntgeni ve tomografide tipik bulgular saptanabilirse de, kesin tanı için başvurulan standart yöntem akciğer zarı biyopsisidir. Mezotelyoma, erken dönemde tanınıp uygun cerrahi girişim uygulanamadığında, ilaç ya da ışın tedavisine iyi cevap vermeyen ve hastayı kısa zamanda ölüme götüren bir hastalıktır.

Kanser –

a-Akciğer kanseri (bronchial carcinoma),

b- sindirim sistemi (mide barsak) kanserleri (gastro-intestinal carcinoma),

c-Gırtlak kanseri’ne yol açmaktadır.

Akciyer zarı (pleura) kalınlaşması

 

  • Asbetle çalışmalarda Sağlık Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelikte; 26.12.2003

 

e) Numune alma süresi, ölçüm veya zaman ağırlıklı hesaplama ile 8 saatlik çalışma süresinde (bir vardiya) işçinin maruziyetini belirleyecek şekilde olacaktır.

f) Lif sayımı, faz-kontrast mikroskobu (PCM) kullanılarak Dünya Sağlık Teşkilatı’nın 1997 tarihinde tavsiye ettiği metotla veya eşdeğer sonuçları veren başka bir metotla yapılacaktır.

Havadaki asbestin ölçülmesinde, uzunluğu 5 mikrondan daha büyük, eni 3 mikrondan daha küçük ve boyu eninin 3 katından büyük olan lifler hesaba katılacaktır.

Sınır Değer

Madde 10 — İşveren, işçilerin maruz kaldığı havadaki asbest konsantrasyonunun, sekiz saatlik zaman ağırlıklı ortalama (TWA) değerinin 0,1 lif/cm3’ü geçmemesini sağlayacaktır.

Solunum yolu ile alındığında bu kadar tehlikeli olabilen asbestin sindirip yolu ile alındığında risk oluşturduğuna dair herhangi bir bulguya rastlanmamıştır.

ZARARLI TOZLARLA MEYDANA GELEN MESLEKİ AKCİĞER HASTALIKLARI (PNÖMOKONYOZ)

Tozların meydana getirdiği mesleki akciğer hastalıklarına geleneksel tabiri ile pnömokonyozlar denilmektedir.

Pnömokonyozlar, toz halinde olan zararlı maddelerin solunum yolu ile akciğere girerek, akciğerlerin küçük ünitelerinde kalıcı birikimleri sonucu meydana gelen hastalıklardır.

  • 1-Boğucu Gazlar:

a)Basit Boğucu Gazlar:

CO2 (Karbondioksit), H(hidrojen), He(helyum),CH4 (Metan), C2H6 (Propan), N2 (Azot), C2H2 (Asetilen)

b)Kimyasal Boğucu Gazlar:

CO (Karbon monoksit), H2 S (Hidrojen sülfür), HCN (Hidrojen siyanür).

 

  • 2-Tahriş Edici Gazlar: Asit, Alkali,

Cl2 (Klor), NH3 (Amonyak), CrO3(kromoksit),  SO2 (Kükürtdioksit), fosgen(COCl2),

asit buharları, Azot oksitleri

 

  • 3-Sistemik Zehirler:

a)İç organlara zararlı maddeler: CCl4 Kloroform, Alkol Karbontetra klorür, Nitroparafinler, Alkoller,

b)Kan yapıcı sisteme etki edenler: Kurşun, Benzen (Benzen buharları, kurşun buharları)

 

  • 4-Narkotik (uyuşturucu) Buharlar:

Karbon sülfür, Toluen Trikloretilen, vb çözücüler.

 

  • 1- BOĞUCU GAZLAR:

a- Basit Boğucu Gazlar:

Havadaki oksijenin yerini alarak oksijen azlığından kaynaklanan boğulmaya sebep olurlar. (Başka bir deyişle boğucu gaz havadaki oksijen oranını % 19.5’un altına düşürmeye başladığı anda boğucu ortam oluşmaya başlamış  demektir,hp.)

KARBON DİOKSİT:

Şarap mahzenlerinde devamlı fermentasyon sonucu havaya fazla miktarda karışabilir. Karbonlu maddelerin tam yanması sonucu oluşur. Karbondioksitin basınç altında kuru hale getirilmesiyle elde edilen kuru buz (dry ice) soğutucularda kullanılırsa, soğutulan depolarda C02 oranı yükselebilir.

Renksiz kokusuz gazdır. MAK değeri 5000 PPM dir.

Etkisi: karbondioksit artması solunum miktarını arttırır.

%1-3 yoğunluğunda orta sürede tehlikesizdir.

%3-6 yoğunluğunda baş ağrıları başlar.

%6-10 yoğunlukta , baş dönmesi, görme bozuklukları, şuursuzluk başlar.

%10 dan fazla yoğunlukta narkotik etki görülür. Boğucu etki CO2 fazlalığından çok , oksijen azlığından olur.

Korunma : İşyeri havasındaki miktar kontrol edilir. Solunum aygıtları kullanılır.

Etkilenme olduğu takdirde, hasta açık havaya çıkarılır, oksijen verilir, suni solunum yapılır.

Metan (CH4) (e.l:5,3 -14,0): Bataklık gazı olarak bilinir, çünkü bitkilerin çürümesi ve ayrışması sonucu oluşur. Yurdumuzda en sık kömür ocaklarında karşılaşılmaktadır.

Etan (C2H6) : Çeşitli kimya sanayinde karşılaşılır.

Propan ve bütan (C3H8 ve C4H10) bütan için (e.l: 1,9 – 8,5): Evlerde ve işyerlerinde kullanılan sıvılaştırılmış petrol gazıdır (LPG). L.P.G. :1000 ppm; 1800 mg/m3.

Asetilen (C2H2), (e.l: 2,5 -81): Kaynak işlerinde ve bazı kimya endüstrisinde kullanılır.

Hidrojen ( e.l: 4,0-75), Akü şarj odalarında açığa .çıkabilir.

Azot, Argon, Neon, Helyum, Etilen ve Propilen gibi gazlar da bu sınıfa girer.

 

b-Kimyasal Boğucu Gazlar:

KARBONMONOOKSİT:

Renksiz, kokusuz, tahriş etkisi olmayan, çok zehirli gaz. Hemoglobine oksijenden 200-300 kat daha fazla ilgilidir. Hemoglobinle karboksi hemoglobin (HbCO) yapar. Böylece kanın dokulara oksijen taşıma kapasitesini bloke eder. ( başka bir deyişle kanda kimyasal bir tepkime meydana getirerek zehirleyerek boğma)

Etkisi; Havadaki miktarına, maruziyet süresine ve kişinin duyarlılık derecesine göre değişir.

Buhar yoğunluğu (hava = 1) : 0,97 MAK değeri: 50 ppm (sm3/m3)= : 55 mg/m3

Düşük Seviye: Genellikle 50 ppm ve aşağısı Orta Seviye* : Genellikle 50 ppm ile 100 ppm arasında Yüksek Seviye: Genellikle 100 ppm ve üstü Tehlikeli Seviye: Zehirlenme belirtilerini gösteren biri var ise genellikle 100 ppm ve üstü

Kronik Zehirlenme; Düşük konsantrasyonlarda uzun süreli aylar veya yıllarca etkilenme sonucunda yorgunluk, baş ağrıları, mizaç değişikliği, uyku bozuklukları, kalp ve mide bozuklukları hafıza bozukluğu görülür.

Korunma; İşyeri havasındaki miktarı kontrol edilir. Sigara yasaklanır. Kısa süreli çalışmalar uygulanır, gerekirse maske kullanılır.

Tedavi: Etkilenen biri derhal temiz havaya çıkarılır oksijen verilir. Beyin ödemine karşı hipertonik çözeltiler uygulanır.

 

  • Kimyasal Zehirler HİDROJEN SÜLFÜR (H2S)

Lağım kanallarında, foseptiklerde, eritme (izabe) tesislerinde, gazhanelerde bulunur. (Bazı ham petrollerin içinde de çok fazla miktarda bulunur ve ham taşımada hem de rafineride işleme sırasında ciddi  tehlike arz eder,hp)

Tipik kokuludur.

MAK değeri 10ppm veya 15mg/m3 tür.

Etkisi; Havada %0,0001 konsantrasyonda tipik kokusu ile tanınır. Daha yüksek konsantrasyonlarda bir süre sonra koku alma sinirleri felce uğrar ve koku alınmaz olur. (Ortamda olduğu düşünülüyor ve koku hissedilmiyorsa çok çok tehlikeli, şüphe varsa mutlaka gaz maskesi kullanılmalı, şakası olmayan bir kimyasal,hp)

Solunum yolu ile alınan H2S toksik tesir gösterir Mokozoları tahriş eder. Hücre içindeki fermentleri inhibe eder.

Zehirlenme belirtileri 200cc/m3 te başlar, 600cc/m3 te kısa süre içinde ölüm gelir.

H2S ile kronik zehirlenme kabul edilmemektedir.

Korunma; Havadaki miktarı kontrol edilmeli, çevre tedbirleri ile birlikte, kişisel koruyucular kullanılmalı. Tehlikenin fazla olduğu yerlerde periyodik muayenelerle sinirsel bozukluklar aranmalı.

Zehirlenme halinde ; suni solunum yaptırmalı, %5 CO2 içeren oksijen (Karbojen) verilmeli, gözler iyice yıkanmalıdır.

Akut olaylarda amilnitrit (kapsül) koklatılması veya %3 lük sodyumnitrit enjektesi yararlıdır.

 

H2S gibi kükürt içeren maddelerle çalışma olan yerlerde, işçilere bu gazın süratle boğarak öldürme özelliği olduğu öğretilmelidir. Burada gözden uzak tutulması gereken bir durum da; düşük düzeyde ki hidrojen sülfür konsantrasyonuna maruz kalmaya alışık kişilerde yüksek düzeylerde (konsantrasyonlarda) koku alma duyuşunun uyarıcı olmayacağıdır. Yani salt duyu organlarıyla gazın arttığını sezinleyemez. Eğer hidrojen sülfür olan bir alanda işçilerden biri düşerse diğer işçiler o alanda uygun solunum yolları koruyucusu kullanmadan kazalıyı kurtarmaya girmemelidir.

H2S hayvansal ve bitkisel atıkların kokuşması sonucu oluşur. (İzmir körfezinin eski pis kokan halinin sorumlusu H2S’tir,hp) Kimya ve boya endüstrisinde, viskoz ve rayon ipliği yapımı gibi işlerde de karşılaşılabilir.

  • Hidrojen siyanür (HCN); 10 ppm,

Sentetik lif ve plastik üretiminde, elektrolizle metallerin kaplanmasında, siyanür tuzları ve nitritlerinin üretiminde, böcek ve kemiricilere karşı öldürücü ilaç olarak kullanılır.

  • 2-TAHRİŞ EDİCİ GAZLAR:

AMONYAK: (NH3) : Endüstride bazı sentez işlerinde, tekstil sanayi, üre, nitrik asit, gübre ve bazı boyaların imali ile soğutucularda kullanılır. Havadan hafiftir. Suda erir.

MAK değeri 25 ppm (18 gr/m3)

TLV : 14 mg/m3- 20 ppm

STELİ : 36 mg/m3 50 ppm ? (TLV –STEL demek istemiş olabilirler, hp)

 

Etkisi: Dağlayıcı yakıcıdır. 5000 ppm-10.000 ppm lik miktarlar kısa sürede öldürücü olur

Akut Zehirlenme: Gözler, Mukozalar ve solunum yolları üzerinde tahriş edici yakıcı etki gösterir. Kornea üzerinde körlüğe kadar giden lezyonlar oluşur. Bronşit ve akciğer ödemi görülür.

Kronik zehirlenme: Kesin olmamakla birlikte çok uzun süreli etkilenmelerde kronik bronşit olabileceği söylenmekle birlikte tartışmalıdır.

Korunma: çevre tedbirleri , maske kullanımı , ortam kontrolü.

%75 oranında NH3 çözeltisi ile temas halinde vücudun derhal yıkanması gerekir. Klasik yanık tedavisi uygulanır.

 

  • FORMALDEHİT:(HCHO); Endüstride %35-40 lık çözeltisi (FORMALİN):

Akıcı, renksiz, boğucu, keskin kokulu bir sıvıdır. Kn.98oC, Alevlenme nok.69,4oC(açıkta) (kapalı kapta 37.7oC)

MAK :(PPM Tüz):5mg/m3 , MAK:(ABD):5;6 mg/m3

Kullanıldığı yerler: Sentetik reçinelerde, kimyasal sentezlerde, Tıpta(dezenfektan), patlayıcılarda, dericilikte (koruyucu-sertleştirici) Tekstil ürünleri ve şeker kamışında (koruyucu) aynaların sırlanmasında, biracılıkta, su geçirmez kağıt yapımında, suni tutkal ve çeşitli plastik madde üretiminde, metallurjide……..

Vücuda Etkısi: Solunum yolu ve deri ile tesir eder. Burun, boğaz ve solunum yollarında ve deride tahriş yapar Yüksek konsantrasyonlarda idrar tutukluğu (anuri) yapar. Tırnaklarda yumuşaklık mide ve barsak rahatsızlığı görülebilir. Sık, sık temas deride allerji ve dermatitler yapar.

Korunma: Buharlarının solunmasından ve deriye temasından kaçınmalıdır. Kapalı sistem çalışılmalı, mümkün olmazsa kişisel koruyucular kullanılmalıdır.

 

  • FORMİK ASİT:(HCOOH)

Renksiz, nüfuz edici, keskin kokulu, dumanlı bir sıvı. KN.100,8oC, Alevlenme Nok. 68,9oC. Su, alkol ve eterde çözünür.

Kullanıldığı yerler: tekstil ve kağıt sanayiinde, boyama ve aprede, tütsülemede, insektisitlerde, soğutucularda, lakta, yiyeceklerin korunmasında, deride, şarapta fermente edici,kauçukta pıhtılaştırıcı olarak…………..

Etkisi: Solunum ve deri teması ile tesir eder. Gözlerde burunda ve boğazlarda tahriş yapar. Deriye sıçraması halinde tahriş yapar. Aşındırıcı sıvıdır.

 

  • KÜKÜRT DİOKSİT: 2 ppm ( 5 mg/m3):

Sülfürik asit üretiminde, tekstil ve un sanayinde beyazlatıcı olarak, selüloz ve kağıt endüstrisinde kullanılır. Kok fırınlarında, petrol rafinerilerinde, kükürt bazlı cevherlerin arıtılması işlerinde, kömür ve fuel-oil gibi kükürtlü yakıtların yanması sonucu oluşur.

Kükürdün tam yanmamasından meydana gelir. Havadan ağırdır. Hava kirlenmesinin başlıca nedenidir. Çevre neminin etkisi ile Sülfürik asit haline gelir. (Asit yağmuru denilen olayın meydana gelmesi)

 

  • AZOT(N2) ve Bileşikleri:

Renksiz kokusuz, tatsız inert bir gazdır. KN.-195oC, Ergime Nok.-210oC tır. Sıvı halde renksizdir. Su ve alkolde çözünür. Havada %79 oranında bulunur.

Kullanıldığı Yerler: Nitrik asit, amonyak, siyanamid, siyanid, ve metal nitrürleri, azotlu gübre üretiminde, labaratuvarlarda, sıvı halde soğutucularda kullanılır.

Vücuda Etki tarzı: Solunum yolu ile basit boğucu etkisi yapar.( havadaki oksijen yüzdesinin düşmesi sonucu) Basınçlı hava ile çalışılan ortamlarda dekomprasyon uygun yapılmaz ise azot habbecikleri dalgıç hastalığı yapar.

Kömür, petrol gibi fosil yakıtların yakılması ve orman yangınları, araçların egzos boruları, fabrika bacaları, azot oksitleri oluşturur.

  • 3-SİSTEMİK ETKİ GÖSTEREN GAZ VE BUHARLAR.

Akciğerin zarları üzerinden doğrudan dolaşıma girerler. Karbontetra klorür ve nitroparafinler böbrek ve karaciyerde, benzen buharları kemik iliği üzerinde, kurşun buharları kan sisteminde etkilidirler.

  • ARSİN: (AsNH3)(Arsenikli Hidrojen);

İçinde arsenik bulunan metal cevherlerinin asitlerle veya arsenikli asitlerin metallerle temasında meydana gelir. Sanayide elektronik endüstrisinde yarı iletici imalinde kullanılır.

Etkileri: Çok toksik bir gazdır. 0,1-0,5 gr.lık miktarın vücuda girmesinde (ya da 2000 ppm konsantrasyonda) süratle ölüm meydana gelir. Hemoglobine ilgisi çok fazladır. Kuvvetli bir kan zehiridir.

1-10 ppm de 1 saat tehlikeldir.

100-200 ppm de ağır toksik belirtiler meydana gelir.

Korunma: Çevre tedbirleri, işyeri havasında AsNH3 tayini ve takibi. Etkilenme hallerinde, acil kan nakli, bazik tedavi ve yatak istirahatı.

 

  • KARBONSÜLFÜR(CS2):

Renksiz(soluk sarımtrak), kolaylıkla buharlaşan, alev alan ve parlayan bir sıvıdır. Genellikle çözücü olarak kullanılır.

MAK: 20 ppm (60 mg/m3)

Etkisi: Özellikle ciğerlerden girer. Aşırı duyarlılık hali, kabuslar, mesleki hatalar, cinsel bozukluklar, reflekslerin kaybolması belirtileri görülür. Kanda çinko ve bakır gibi elementleri tutması bu belirtilere sebep olur.

Korunma: çevre sağlığı tedbirleri ile, periyodik kontrollerin yapılması, alkol kullanımının yasaklanması

Etkilenme halinde: Zehirlenme belirtileri başladığında hasta ortamdan uzaklaştırılmalı ve tıbbi tedaviye başlanmalıdır.

Kronik zehirlenmelere karşı B kompleksi vitaminleri diyeti dışında belirlenmiş tedavi yöntemi yoktur.

  • FREONLAR:

Freon 11 (Triklor flor metan) CCl3F Kn.23,7oC

Freon 12 (Diklor diflor metan) CCl2F2 Kn.-29,7oC

Freon 13 (monoklor triflor metan) CClF3 Kn.-81,5oC

Freon 22 (Diklor monoklor metan) CHClF2 Kn.-40,7oC

Freon 113 (1,1,2-Triklor 1,2,2,triflor etan) CCl2FCClF2 KN.47,5oC

Freon 114 (Diklor tetraflor etan) CClF2CClF2 Kn.3,55oC

 

Etkisi; Kendileri esasen zehirli değildir. Isı ile hidroflorik ve hidroklorik aside dönüşebilirler,

Solunum yolu ile etkirler, Uyuşturucudurlar

 

  • FLOR(F2) ve Bileşikleri:

Serbest flor yeşil renkte, sert kokulu, çok toksik bir gazdır.

TLV: 1,58 mg/m3- 1ppm STEL; 3,16 mg/m3 2ppm

Genellikle bileşikleri halinde kullanılır. CaF2 (Kalsiyum florür), Na3ALF6(Kriyolit), CCl2F2(Freon)

Etkisi: İskelet dokusuna etkir. Kemikte süngersi yapı oluşturur.

Korunma: Tozlarının solunması önlenmeli, diyette kalsiyum arttırılmalı.

  • 4- NARKOTİK (UYUŞTURUCU) BUHARLAR;

Sistemik etki göstermezler, Uyuşukluk ve uyku hali verdiğinden dikkat dağılır ve kaza riski artar. Devamlı maruziyet halinde narkotik etki bağımlılık yapabilir. Yağlı yüzeylerin temizlenmesinde benzin, toluen, triklor etilen vb. kullanılır.

  • Benzen : Endüstride çok yaygın kullanılan çözücülerden biridir. Vücuda deri ve solunum yolu ve sindirim ile girer. Deri yolu zehirlenme açısında çok önemli değildir. Sindirim yolu ile alımında da zehirler ise de çok enderdir. Zehirlenmeler daha çok solunum yolu ile olur. Buharı havadan daha ağır olması bu riskini daha da arttırır. Hem akut hem de kronik zehirlenmeler yapar.
  • Metil alkol: Endüstride yaygın olarak kullanılan dolayısı ile de zehirlenme riski yaratan bir çözücüdür. İş kazası olarak akut zehirlenmesine rastlanması enderdir daha çok kaçak içki olarak ve ağızdan alınması halinde rastlanır. Kronik zehirlenmesi ise solunum yolu ile alınması halinde gelişir.
  • Etil Alkol: Endüstride yaygın olarak kullanılan diğer bir çözücüdür. İş kazası olarak zehirlenmeden söz edilmez. Alkollü içki alımı ile akut zehirlenmeleri görülür. Bağımlılık yapar. Uzun süreli kullanımlarında kronik zararları da ortaya çıkar.
  • PESTİSİTLER

Besin maddelerine üretimi, depolaması ve tüketimi sırasında zarar veren canlıları yok etmek veya kontrol altına almak için kullanılan zehirli kimyasallara genel olarak pertisid adı verilir. Bunlar kendi içinde ve kullanıldığı canlı türüne göre; ensektisitler (böcekle karşı), herbisitler ( yabani bitkiler karşı), rodentisit ( kemiricilere karşı), fungusit (mantarlara karşı),mollusit (sümüklü böceklere karşı) ve akarisit (akarlara karşı) gruplara ayrılırlar.

INSEKTISIT : Küçük canlıları öldürürler.

HERBİSİT : Zararlı bitkileri yok edenler.

RODENTİSİT: Fareler için kullanılır.

FONGOSİTLER: Mantarlar

Günümüzde Pestisid olarak satılan 1200 kimyasal bileşik ve 30 bin değişik formül vardır.

Sindirim ve solunum yoluyla, bazen de deriyle alınabilirler. Kronik maruz kalma sonucu deride irritasyon gelişebilir. Kanser oluşumu görülebilir. Teratojenik etkileri de vardır.

  • ÇÖZÜCÜLER:

Çözücü kimyasal sıvılar, türüne bağlı olarak çok toksik olan buharları çıkartırlar,

Etkili kontrol önlemleri ile çalışmak gerekmektedir.

1-Primer Tahriş Ediciler: Asitler, Alkaliler, Klor, Flor, Brom, Fenol, vs.

2-Allerjen Maddeler: Gazolin (benzin), Kerozin (gazyağı), alkol, azoboyaları ve Kömür katranı türevleri,

Çözücülerin büyük kısmı genel olarak solventlerdir.

 

Solvent nedir?

Endüstride hemen hemen her üretim sektöründe yağ giderme ve temizlik vb. işlemlerde solvent Kullanılır. Halojenli ve halojensiz olmak üzere ikiye ayrılan Solventlere, içerdikleri kimyasal maddelerin özelliklerine göre tehlikeli madde ve kullanım sonucunda da tehlikeli atık özelliği gösterirler. Halojensiz Solventlere, alifatik ve aromatik hidrokarbon bileşimleridir. Halojenli solventlere ise örnek olarak, metilklorit, etilkorit, etilenklorit, trikiloretanol, kloroform, kloretan bileşikleri, klorlanmış benzinler ve klorlanmış fenol verilebilir. Solvent içeren ürünler nelerdir? Temizleme ve yağ giderme maddeleri, Boya çıkarıcılar, Boya, vernik, cila ve reçineler,Yapıştırıcılar Mürekkep ve mürekkep çıkarıcılar, Pestisitler, Kozmetikler,

 

Solventlerin birçoğu yanıcı, uçucu, kolay buharlaşıp ortama zehirli veya patlayıcı gaz karışımları verebilen özelliğe sahiptir. Bazı solventlerin kanserojenik, ekotoksik, mutajenik ve uyuşturucu etkileri olabilir. Bunun dışında solventler su için zehirlidir Özellikle halojen içeren solventler, yanmaları sonucunda dioksin ve furan gibi zehirli gazlar oluşturur.

 

  • KİMYASALLARIN ZARARLILIK DERECESİNE ETKİLİ FAKTÖRLER:

1-Kimyasal maddenin özellikleri.                           2-Ortamdaki konsantrasyonu.

3-Maruziyet süresi.                                                            4-Çalışanın cinsiyeti.

5-Bünyenin hassasiyeti.                                          6-Çevresel özellik.

 

  • KİMYASALLARDAN KORUNMA YÖNTEMLERİ

A-TIBBİ KORUNMA ÖNLEMLERİ:

1-İşe giriş tıbbi kontrolleri                                               2-Periyodik tıbbi kontrolleri

 

B-TEKNİK KORUNMA ÖNLEMLERİ

1-Kullanılan zararlı maddenin değiştirilmesi        2-Kapalı çalışma yöntemi

3-Ayırma                                                                  4-Havalandırma:

a) Genel havalandırma                                            b) Lokal havalandırma

5-Islak (nemli) çalışma yöntemi                           6-Sürekli temizlik ve bakım

7-Güvenli depolama ve taşıma                               8-Atıklar için gerekli önlemler

9-İşyeri ve üretim planlaması                               10-İşyeri düzeni

11-İşyeri ortamının periyodik olarak analizinin yapılması.

C- İŞÇİYE AİT KORUNMA ÖNLEMLERİ:Kişisel koruyucular

D- EĞİTİM VE BİLGİLENDİRME

a) İŞVERENLER:

İşçilere ve temsilcilerine, GENEL İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ BİLGİLERİ ile birlikte aşağıdaki bilgileri de vermek zorundadırlar.

- Risk değerlendirmesinden elde edilen bilgiler,

- Çalışma şartlarında değişiklikte yeni bilgiler,

- K.Maddelerin tanınması, sağlık ve güvenlik riskleri, mesleki maruziyet sınır değerleri,

- İşçilerin kendilerini ve diğer çalışanları korumaları için alınması gerekli önlemler, yapılması gerekli işler,

- MSDS formları,

- Bölümler, kaplar, boru tes. etiketleme ve işaretleme

- b) Tehlikeli kimyasal madde bulunan bölümler, kaplar, boru tesisatı ve benzeri tesisat ilgili mevzuata uygun olarak ve içindeki maddeyi ve tehlikelerini açıkça belirtecek şekilde etiketlenecek veya işaretlenecektir.

- c) Kimyasal madde üreticileri veya tedarikçileri, işverenin talep etmesi halinde, risk değerlendirmesi için gerekli olan, hususlar ile ilgili tüm bilgileri vermek zorundadır.

  • KİMYASAL MADDELERİN SINFLANDIRILMASI VE ETİKETLEME

ETİKETLEME:

Taşıma ve depolama işlerinin güvenli bir şekilde yapılabilmesi için her kimyasal malzeme etiketlenmeli ve ambalajların üzerindeki etiketlerin anlamları bilinmeli.

Bu etiketlemelerde AB standartları ve ulusal standartlar kullanılmalıdır.

RENKLERİN VE SAYILARIN ANLAMI

Mavi:

4: Öldürücü              3: Çok tehlikeli         2: Tehlikeli                1: Az tehlikeli           0: Tehlikesiz

Kırmızı (Parlama sıcaklığı)

4: 73 0F altında (22.8 0C altında)                       3: 100 0F altında (37,8 0C altında)

2: 200 0F altında (93,3 0C)                      1: 200 0 F üstünde(93,3 0C üstünde)

0: Yanmaz madde

 

Sarı (Stabilitesi-aktifliği)

4: Patlayıcı                                                   3: Darbe ve çarpma ile patlayabilir

2: Yakıcı kimyasal r’x a sebep olur                       1: Isı altında dengesiz

0: Kararlı madde

 

Beyaz (Özelliği)

Oksitleyici OX                     Asit ACID                 Alkali ALK                 Korozif COR

 

  • KİMYASAL MADDELERLE ÇALIŞMALARDA SAĞLIK VE GÜVENLİK ÖNLEMLERİ

AMAÇ

İşyerinde bulunan, kullanılan veya herhangi bir şekilde işlem gören kimyasal maddelerin tehlikelerinden ve zararlı etkilerinden işçilerin sağlığını korumak ve güvenli bir çalışma ortamı sağlamak için asgari şartları belirlemektir.

 

KİMYASAL MADDELERİN ÜRETİMİ, TAŞINMASI, DEPOLANMASI VE KONTROLÜNDE GENEL ÖNLEMLER İŞVERENLERİN YÜKÜMLÜLÜKLERİ

İŞVERENLER: Kimyasal maddelerle çalışmalarda, işçilerin bu maddelere maruziyetini önlemek, bunun mümkün olmadığı hallerde en aza indirmek ve tehlikelerinden korumak için gerekli tüm önlemleri almakla yükümlüdür.

İŞYERi BiNALARINDA ALINACAK GÜVENLİK TEDBİRLERİ

- Binalar mümkünse tek katlı,

- Duvarları yanmaz malzeme,

- Tavanları hafif ve yanmaz malzeme,

- Tabanlar düz, yanmaz, sızdırmaz, kıvılcım çıkarmaz, kolay temizlenebilir,

- Tabanda drenaj sistemi,

- Bütün pencerelerin gerektiğinde çıkış olarak kullanılması, kafes ve parmaklık olmaması,

- Giriş-çıkış kapıları, pencereler, panjurlar ve havalandırma menfezlerinin kapaklarının belirli bir basınç karşısında dışarıya karşı açılabilmesi,

-Giriş-çıkış kapılarının yanmaz malzemeden, çıkış güvenliği ilkelerine uygun, kolayca dışarıya doğru açılabilmesi,

- İşyerinin Tehlike anında kolayca tahliye edilebilecek nitelikte düzenlenmesi,

-Asansör ve merdivenlerin yanmaz malzemeden yapılması,

- Asansör kapılarının kendiliğinden kapanan, toz geçirmez olması, – Kullanılacak aspiratörlerin motorlarının kapalı tipten olması veya motor ve diğer kısımlarının işyeri dışında bulunması,

- Üretimden paketlemeye kadar kapalı ve otomatik sistem kurulması.

-Parlayıcı,patlayıcı, tehlikeli ve zararlı sıvı veya gaz maddelerin, emme veya basınç suretiyle özel borular içerisinden sevk edilmesi, sevk ve depolamada kaçağa meydan vermeyecek tedbirlerin alınması gerekmektedir.

- Alet, cihaz veya boru donatımının bozulması, sızdırması, delinmesi, eklerinden kaçak yapması veya havalandırma sisteminin arızalanması vb. hallerde;

İşin kısmen veya tamamen durdurulması, onarım ekibi ve görevliler dışındaki işçilerin tehlike bölgesinin dışına çıkarılması gerekir.

- PPTZ maddelerin bulunduğu yerlerde bu maddeleri tutuşturabilecek sıcaklık derecesine yükselten veya kıvılcım veya çıplak alev çıkaran ısıtma sisteminin kullanılmaması,

- Binaların etrafının çevrilmesi, giriş ve çıkışların kontrol altında tutulması,

- İşyeri çevresinin aydınlatılması,

- PPT işlerin meskûn yerler dışında veya tecrit edilmiş bina ve mahallerde,

az işçi, kapalı sistem, tekniğin gereklerine göre gerekli tedbirler alınarak yapılması,

- İşyerlerinin güvenlik alanları içerisinde ateşli maddeler yasağı ve bunların kontrolü,

-İşyerinde yapılan işin cinsine ve özelliğine göre etkili olabilecek yangın söndürme,

- Ekip oluşturulması ve eğitimi,

- Alarm sistemleri,

- Ekiplerin eğitimi ve tatbikatlar

- Yıldırıma karşı koruma

- Atıkların özelliklerine uygun şekilde toplanması, etkisiz hale getirilmesi,

şeklide uygun tedbirler alınarak çalışılmalıdır.

 

  • Güvenlik bilgi formlarında yer alması gereken bilgiler

a) Madde/Müstahzar ve Şirket/İş Sahibinin Tanıtımı,

b) Bileşimi/İçeriği Hakkında Bilgi,

c) Tehlikelerin Tanıtımı,                                        ç) İlk Yardım Tedbirleri,

d) Yangınla Mücadele Tedbirleri,                         e) Kaza Sonucu Yayılmaya Karşı Tedbirler,

f) Elleçleme ve Depolama,                                     g) Maruziyet Kontrolleri/Kişisel Korunma,

ğ) Fiziksel ve Kimyasal Özellikler,                                    h) Kararlılık ve Tepkime,

ı) Toksikolojik Bilgi,                                                            i) Ekolojik Bilgi,

j) Bertaraf Bilgileri,                                               k) Taşımacılık Bilgileri,

l) Mevzuat Bilgileri,                                                            m) Diğer Bilgiler.

 

SORULAR

SORU 1-Çok hızlı bir gaz genişlemesiyle ve genellikle ısı açığa çıkmasıyla meydana gelen bir kimyasal reaksiyon veya değişim ifadesi aşağıdakilerden hangisidir? (X)Patlama

 

SORU 2-Sağlık gözetimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangileri doğrudur? (X)(a-b-c)
a- İşçiler üzerinde yapılan tetkiklerin kabul edilebilir düzeyde olduğu durumda

b- Sağlık yönünden olumsuzluğu bilinen tehlikeli kimyasal maddeye maruziyet halinde,

c- Özel çalışma şartlarında hastalık veya etkilenmenin ortaya çıkma ihtimalinin olduğu durumda

SORU 3-Solunum bölgesi aşağıdaki ifadelerden hangisi ile tarif edilir?

(X)Kişinin kulaklarını birleştiren çizginin ortası merkez kabul edilerek 30 cm yarı çaplı kürenin başın ön kısmıdır.

 

SORU 4-Biyolojik sınır değerleri belirlenmiş kurşun ve iyonik kurşun bileşikleri ile çalışmalarda  şu ifadelerden hangileri doğru ifadelerdir? (X)(a-b-c-e)
a- Biyolojik izleme absorpsiyon spektrometri veya eşdeğer metot kullanılarak kanda kurşun seviyesinin ölçümünü de kapsar,

b- Havadaki kurşunun, haftada 40 saat çalışma süresine göre hesaplanmış zaman ağırlıklı ortalama konsantrasyonu (yönetmeliğin ekinde verilen değer 0,075 mg/m3) ten fazla ise,

c- İşçilerden herhangi birinin kanındaki kurşun seviyesi (yönetmelikte belirtilen  mg Pb/100 ml kan) dan fazla ise.

e- Risk değerlendirmesi yenilenir.

SORU 7

 

Aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur? (x)Patlayıcı ortamlardan 1 ve 21 bölgede 2. kategori ekipman
SORU 8 Toksik maddeler insan sağlığına aşağıdaki şartlardan hangi yolla etki eder? (x)hepsi

 

( )solunum                   ( )deri                   ( )sindirim
SORU 9

 

Kimyasl maddelerle çalışmalarda alınacak güvenlik önlemleri Yönetmeliği ekinde verilen yasaklanmış kimyasal maddelerle Ancak Tam kapalı sistemlerde, mümkün olan en az miktarlarda ve işçilerin bu maddelere maruziyetlerinin önlenmesi şartı ile Bakanlıktan izin alınarak hangi işlerde çalışılamaz?
 (X)En uygun teknolojik sistem kulanılarak işçi sayısını en az seviyede tutarak üretimde 
SORU 10 Başka şekilde belirtilmedikçe, 8 saatlik sürede, çalışanların solunum bölgesindeki havada bulunan kimyasal madde konsantrasyonunun zaman ağırlıklı ortalamasının üst sınırı nedir?

 

(X)Mesleki maruziyet sınır değeriSORU 11 Hangi durum patlayıcı ortam oluşmasının önlenmesinde yeterli değildir?

(x)Yanıcı sıvı gaz ve tozun az miktarda kullanımı

Soru 12  Kimyasal madde tehlike derecelendirmesinde kullanılan indekslerden  ATEX 100 A hangi tehlike derecelendirme sınıflamasında kullanılır? (X)Patlayıcı ortam derecelendirme sınıflamasında

 

SORU 13 Aşağıdaki şıklardan hangisi organizasyona yönelik önlemlerdendir? (X)Çalışanların eğitimi

 

SORU 14 Patlama hangi şartlarda olur? (x)1,2

 

1- Patlama limitlerinde gaz- hava karışımı ile patlama kaynağının aynı anda olması2- Patlama konsantrasyonunda patlayıcı madde ve ateşleme kaynağı olması

 

SORU 15 Patlayıcı ortamların tehlikelerinden korunma hakkındaki yönetmelik kapsamına aşağıdaki çalışmalardan hangileri girmez? (x)1,2,3   1- Hastalara tıbbi tedavi uygulamak için ayrılan yerler ve tıbbi tedavi uygulanması,

2- Gaz Yakan Cihazlara Dair Yönetmelik (90/396/AT) kapsamında yer alan cihazların kullanılması,

3-  Patlayıcı maddelerin ve kimyasal olarak kararsız halde bulunan maddelerin üretimi, işlemlerden geçmesi, kullanımı, depolanması ve nakledilmesi,

SORU 17 Aşağıdakilerden hangileri patlamadan korunma dokümanıdır? (x)hepsi1-      İşyerinin genel planı,               2-      Makine ve teçhizat yerleşim planı,

3-      Proses tanımlaması,        4-      Kullanılan maddelerin tanımlanması

SORU 18 Kimyasal Maddenin Zarar Verme Potansiyelinin Çalışma Ve/Veya Maruziyet Şartlarında Ortaya Çıkma İhtimali nedir? (X)risk

 

SORU 19 Patlama riskinin değerlendirilmesinde hangi hususlar dikkate alınmaz? (x)55- İşverenin üretime yönelik istekleri
SORU 20 Yanıcı maddelerin gaz, buhar, sis ve tozlarının atmosferik şartlar altında hava ile oluşturduğu ve herhangi bir tutuşturucu kaynakla temasında tümüyle yanabilen karışıma  ……….denir? (X)patlayıcı ortam
SORU 21 doğru olan ifadeler hangileridir? (x)(1-3-4)

 

 1- Patlama enerjisine dönüşebilecek ısı kaynaklarının önlenmesi,3- Katodik koruma yapılarak patlama enerjisi kaynağının önlenmesi,

4- Ex-proof malzeme kullanılarak patlama enerjisi kaynağının önlenmesi

SORU 22 Aşağıdaki  ifadelerden hangileri doğrudur? (X)(a-c-e)
a- Risk değerlendirmesi yapılmadan Kimyasal maddelerle çalışmalar yapılamaz

c- Risk değerlendirmesi iş kazasından sonrada yapılmalıdır.

e- Risk değerlendirmesi çalışma şartlarında değişiklik olduğunda tekrarlanır.

SORU 23 Patlama limitlerinde karışımın meydana gelmemesi ve patlama enerjisinin açığa çıkmaması için yapılacak çalışmalar, nedir? (X)patlamayı önleme kurallarının tümüdür.

SORU 24 Aşağıdaki hangi ifadeler doğrudur?

( )Patlama aralığı uygun patlama konsantrasyonudur.
( )Patlayıcı her maddenin uygun patlama konsantrasyonu farklıdır.
( )Patlama alt limitinde oksijen fazlalığından patlama olmaz

. HAZIRLAYAN :                                                                Hakan POLAT

                                                                                                                               

 

 

 

 

 

6 Haziran 2013 |
YORUM YAP
Bu yazı için 1 yorum yapılmış . Bir yorum da sen ekleyebilirsin !!


YORUMLAR

  1. Ayşe füsun Özdimen (14 Haziran 2013 saat: 10:04)

    gerçekten çok güzel hazırlanmış hap bilgiler şimdi bir göz attım emeğinize sağlık teşekkürler



2013 | Bu Blog Wordpress altyapısıyla hazırlanmıştır. Facebook Facebook